İnandığın yolda ilerliyorsun, canın yansada o yolun bir sonu var biliyorsun. Vardığında herşey güzel giderken sende orada ol istiyorum. Aşılan zorlu yolların sonunda ömrün boyu hayal ettiğin şeye denk gelmekle ödüllendirilmek gibi…

Sonra olmaz diyorum, aydınlık yollar var ama sen zorlu olanlara tutkunsun…

camping.jpg

Ben bu kapıdan çıkmam diyorum, ama çıkmak istersem kapımın açık olacağını bilmeyi seviyorum. Farklı pencereden bakıp aynı manzarayı görmek imkanlaştırıyor bizi. Yarım yamalak kurulan cümlelerde ki saflığına, bana anlattıklarına değil, kendinde sakladıklarına inanıyorum. Sonuna kadar gelip sonunu getirememene, yada kime ne anlatıyoruz ki bizi bilmeseler de olur… Ben bu ortak yalnızlığımızı seviyorum.

window-1399399_960_720

anla

Bazı hisler için yeterli kelime dağarcığına sahip değiliz, hislerimi nasıl anlatayım diyordum. Susuyordum. Sabaha karşı balkon serinliğine, kışın bir dilim karpuza, saatlerce gülmeye, aşka ve sana inanıyorum diyordum. Sonra öğrendim, insan kaybettiğini geri kazanmak için uğraşmamalı, yolun yarısını aşana dön dememeli. Değer gördüğünü sandığın için kendinden özür dilediğinde anlıyormuşsun, o halde anladık..

tumblr_ndrdampvNW1s13wj2o1_r1_500.jpg

içten içe

Kendimize itiraf edemediğimiz ama içten içe bildiğimiz doğrularımız var bize hep yanlış gelen. Lütfen olmasın dediğimiz ama olacağını en çok biz bildiğimiz. Sevmemeyi anlayabiliyorsun ama sevildim sanılmaktan yoruluyorsun. En son neye veya kime kırıldıysan orda bırakıyorsun kendini. Hayallerinde yaşıyorsun ama gerçeği görmüyorsun. Büyüyorsun.

Yaşadığına odaklan, senin gerçeğin bu. Kabullen. Gelişine yaşa, mesela yaz geliyor çilek yer miyiz beraber? 🙂

vazgeç

Kaçarak uzaklaştığın şeylere daha çok yaklaşıyorsun, vazgeçmedikçe nereye gidersen git sırtında duruyor eli, arkana alsan da onu gölgesi vuruyor önüne. Vazgeçmedikçe attığın her adım ona oluyor sen bilmiyorsun. Mutlu sanıyorsun, iyi diyorsun herşey ama gölgesine takılıyor ayağın düşüyorsun, yoktan var ediyorsun acıyı. Vazgeçince büyüyorsun, gölgesini kapatan gölgeler buluyorsun yanında artık görmüyorsun onu, yok oluyor zamanla bak bunu bile görmüyorsun.

bird-grunge-hands-indie-favim-com-1059185

dinle

Niye bu kadar sosyal medyayı sevdiğini hiç düşündün mü? Çünkü kendini kanıtlayabildiğin tek yer orası. Herşey orda çok pürüzsüz ve güzel. Söylediğin bir söz için  kimseyi dinlemek zorunda değilsin. Kimse seni anlamak zorunda değil. Arkadaşına derdini anlatırken muhtelemen onunda ”aynısını bende yaşadım” cümleleriyle başlayan şikayetlerini dinliyorsun, herkes sorunlardan bahsedip gidiyor. Yaşadığın geçmiyor, ama insanlarda aynısını yaşamış mı diyorsun? Yanılıyorsun. Dinlenmek istiyorsun.  Birini anlamak için onun acısını yaşamak zorunda değilsin, zaten o da kendisine eş aramıyor. Sadece dinle, birilerini iyileştirmek için dinle. Kahvesini içene kadar kendini anlatmasına izin vererek dinle. Bırak sorununu kendi çözsün, sen sadece izle.

164356626

Hatırla

Uzun zamandır yapmaktan korktuğun, yada hissetmeyi unuttuğun ne var? Hatırla, hisset. En son ne zaman severken sevildin? Ne zaman tuttun bir ele seninmiş gibi? Uzun zaman oldu. Başarabilmenin gücünü, sevilmenin hissini, güvenmenin hafifliğini unuttun sende. Yapamıyorum deme, bir daha dene. Bu hayat senin için… Bu hava senin, daha derin nefes al! Bu parmaklar senin, dokun! Bu gözler senin, ağla! Ama bu kalpte senin, hatırla…

sana, bana

Hayatınızı mahvettiğini düşündüğünüz her olay, her kişi iyiliğe açılan bir sebep. Geç anlıyoruz, zor anlıyoruz, inanmıyoruz… Ama çok şükür inanmasak da daha iyisini yaşıyoruz. Bir insandan nefret etmeye, ona kin tutmaya ayırdığın zamanı seni seven insanları severek geçirsen oysa, daha çok gülsen, daha az umursasan… Söylerken kolay değil mi? Bu yüzden güzelliğe zaman kaybediyoruz, bu yüzden iyiliğe geriden geliyoruz. Her kötülüğün sahibini bulacağına inanıyorum, inanmalıyım. Bir adım ilerisine bu götürebilir beni. Sende adım atmak zorundasın. Seni üzdüler mi? Kırdılar mı? Nefret mi ediyorsun ondan? İleriye git, bırak sırtını ezberleyip yüzünü unutsunlar. Sen seni sevenlere dön yüzünü onlar iyileştirsin seni, güneş sırtına değil yüzüne doğsun bu sabah… Umutla uyu, sevgiyle uyan iyi geceler dünya…

senin sebebin

Ben yıkılmam dediğin anda sırtına değen rüzgarın nefesine yıkılıyorsun sende, bir parmak ucu itiyor seni uçurumdan, noktası konmamış cümlelerde son arıyorsun sende kendine,çıkmaz sokaktaki devam çizgisi oluyorsun sende sonu baştan belli olan.

Kimi zaman kendini yıkan rüzgarsın oysa, kimi zaman dokunan parmak, kimi zaman nokta koymaya yetmeyen kalem, kimi zaman çıkmaz sokağın sonunda örülü o duvar. Kendi engellerini kendin koyuyorsun hayata, kendi acını kendin sunuyorsun önüne.

Rüzgara karşı koyamıyorsan o seni yıkmadan en otur yere, bir parmağın ağırlığına yeniliyorsan çıkma uçuruma,yetmiyorsa kalemin cümleni bitirmeye başlama en başından, çıkmaz sokak diye girdiğin o yolun duvarındaki çiçeğe aşık ol sende. Önüne engeller çıkacak, en çokta senin yüzünden. Senin yüzünün yaptığı bir şey ne kadar kötü olabilir ki? Bak hadi aynaya…

bir adım geriye

Neyi fark ettim biliyor musun? Kiminin derdi kiminin hayatı olmuş. Hayatın özeti bu kimi zaman bitmeyecek sandığın acıların bitiyor, yada yaşayamam dediğin şeyi yaşıyorsun. Bir derdin mi var? Ne kadar kalacak seninle buna odaklan. Yada neyi ne kadar dert edindiğini düşün. Kiminin yarın ne giyeceği derdiyken hemde!  Avutmayacağım seni, acıysa acıyı, üzüntüyse üzüntüyü en dibine kadar hissedeceksin, yıpranacaksın belkide. Ama geçecek. Sen ne yap biliyor musun ders al bundan, geçmişte yaşadığın ufak bir derdi nasıl büyütmüşsün gözünde bak bu daha büyük gelmiş sana bunu düşün biraz. Bir adım geri git, şimdi şükret…

img_20160924_193537